Welcome to EUi e-Books Project

Bu proje, Avrupa birliği hakkında yazılmış kitaplardan oluşan açık bir veritabanı yaratmayı amaçlamaktadır. Buradaki kitaplar serbestçe okunabilir, indirilebilir ve dağıtılabilir. Proje, 2013 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Bahçeşehir Üniversitesi AB Bilgi Merkezi tarafından başlatılmıştır.

 

Avrupa Birliğine Tam Üyeliğin Eşiğinde Türkiye / Turkey, On the Threshold of Full Membership to The European Union


Yazar: Doç. Dr. M. Akif ÖZER

Dergi Adı: Yönetim ve Ekonomi

Yıl: 2009

Sayı: 16

Cilt: 1

Özet: Bu makalede, Avrupa Birliği (AB) ile tam üyelik müzakerelerine başlanmasına esas oluşturan, Türkiye-AB ortaklık süreci ve bu süreçte gelinen aşama incelenmektedir. Tarihsel gelişmeler kısaca ele alındıktan sonra, Türkiye için büyük öneme sahip olan tam üyelik öncesi fiili müzakereler süreci değerlendirilmiştir. Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesiminin sürekli vetoları ile geçecek olan bu süreçte ülke olarak izleyeceğimiz strateji büyük önem taşımaktadır. Bundan dolayı makalede, müzakerelerin temel ilkelerine, içeriğine, sürecine ve müzakerelerde başarılı olma koşullarına ayrı bir önem verilmiştir. Tüm bu bilgiler verildikten sonra, makalenin sonunda Türkiye'nin AB’ye tam üye olarak katılımı sürecinin bir değerlendirmesi yapılmaktadır.

In this paper, Turkey European Union partnership that enables starting full membership negotiations with European Union and historical background are being analysed. After evaluating historical events, will analyse negotiation process for full membership that is very important for Turkey. In this process, Turkey’s strategy will be very important because Greece and Cyprus may vote against Turkey frequently. For this reason, in this paper, we analyse basic principles of negotiations, its content, process and being successful conditions in detail. After this, we will evaluate Turkey’s process of full membership negotiations with European Union.

AB’nde Sosyal Dışlanma Sorunu ve Mücadele Yöntemleri


Yazar: Doç. Dr. Faruk SAPANCALI

Dergi Adı Çalışma ve Toplum

Yıl: 2005

Sayı:3

Sayfa: 51-106

Özet: The notion of social exclusion originated during the 1970’s in France. But, exclusion discourse became widespread in other European countries in the 1980’s that was a period of various economic, social and political crisis and restructuring, and crisis of welfare state. In the late 1990’s, it also has become one of the central social policy matters of EU. Interest in social exclusion has grown in EU in relation to rising rates of unemployment and poverty risk, increasing international migration, and the dismantling, or cutting back of welfare state. The notion of social exclusion focuses on lack of economic and social rights of citizenship, inadequate social partipication and lack of power. Recent Yıls, social exclusion has been a gradually increasing problem in EU. For this reason, the fight against the social exclusion has become a one of the main six objectives of the European social policy by the Amsterdam Treaty. In 2000, the European Council of Lisbon agreed on the need to take steps to make decisive impact on the eradication of poverty and social exclusion by 2010. It has also agreed that Member States’ policies for combating social exclusion should be based on an Open Method of Co-ordination combining common objectives. All Member States have committed themselves in Nice to developing their policy priorities in combating social exclusion in the framework of four commonly agreed objectives: to facilitate participation in employment and access by all to resources, rights, goods and services; to prevent the risks of exclusion; to help the most vulnerable and to mobilise all relevant bodies.

TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ (AB) İLİŞKİLERİ SÜRECİNDE KAMUOYUNUN TUTUMU VE DEĞERLENDİRİLMESİ


Yazar: Ertuğrul GÜREŞCİ

Dergi Adı: Doğuş Üniversitesi Dergisi

Yıl: 2006

Sayı:7

Cilt:1

Page: 72-85

Özet: Turkey and EU relationships have been discussed in public opinion recently. These discussion have been sometimes antagonist and sometimes constructive according to the process of the relationships. The interest of public opinion in this subject has been intensive in particular times and put on the agenda. These particular times; Ankara Pact, signed in 1963, and afterwards, the application of Turkey for membership to Europe Economic Community (EEC) in 1987, Custom Union (CU), signed in 1995, and Helsinki Submit, where Turkey has become a candidate country for EU full membership. For Turkey is began a form new why are the full candidate of Turkey to EU in 2004 and the full membership consultation of Turkey to EU in 2005. The relationships between Turkey and EU in public opinion in these periods discussed more and attract the interest of all public now. At last days, as some matters that Cyprus problem, assertions for Armenia genocide, primitive language education and publication right has been put on agenda of Turkey.

TÜRKİYE VE AVRUPA BİRLİĞİ MÜZAKERE SÜRECİ


Yazar: Cumhur Mumcu

Dergi Adı: İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi

Yıl: 2005

Sayı:8

Cilt:2

Page: 173-188

Özet: Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki görüşmeler, 3 Ekim 2005 tarihinden sonra, devam eden bir müzakere sürecidir. Müzakereleri iki taraflı bir süreç olarak ele almak üçüncü tarafları göz önüne almamak eğilimine işaret eder. Üçüncü taraflar, sadece sürece katılmakla kalmayıp, aynı zamanda dikkatli bir şekilde yönetilmesi gereken süreci daha karmaşık hale getirirler. Bu yaklaşım ışığında, müzakereler çok taraflı olarak ve Türkiye ve Avrupa Birliğindeki kurumlar tarafından, çok taraflılığın doğasından kaynaklanan istikrar ve sınırlılıklara uygun olarak gerçekleştirilmelidir.

TÜRKİYE AVRUPA BİRLİĞİ İLİŞKİLERİ VE ENTEGRASYON TEORİLERİ: GRAMSCI’Cİ TARİHSEL MATERYALİZMİN LİTERATÜRE KATKILARI


Yazar: Elif UZGÖREN

Dergi Adı: Ankara Avrupa Çalışmaları Dergisi

Yıl: 2012

Sayı:11

Cilt:2

Page: 141-166

Özet: Bu çalışma Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri literatürünün hangi teorik yaklaşımlardan etkilendiğini inceler ve eleştirel bir analiz getirmeyi amaçlar. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri literatürde nasıl açıklanmaktadır ve hangi entegrasyon teorilerinden faydalanmaktadırlar? Literatürdeki eksiklikler nelerdir ve Gramsci’ci tarihsel materyalist bir yaklaşım literatüre nasıl katkılar sağlayabilir? Bu makale, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri literatürünün teorik açıdan genelde ya hükümetlerarası yaklaşımdan ya da Avrupalılaşma perspektifinden etkilendiğini tartışacaktır. Bu bağlamda, literatür ya ilişkileri entegrasyondan ziyade devletlerarası ilişkiler olarak tanımlamakta ya da Avrupa’yı özerk olarak ele almakta ve Avrupa’nın eklemlendiği küreselleşme ve neoliberal yeniden yapılanma gibi yapısal faktörleri gözardı etmektedir. Aynı zamanda Türkiye’de ekonomik ve politik değişimi tartışırken Avrupa’nın rolünü abartmakta ve küresel faktörleri gözönünde bulundurmamaktadır. Ulusötesi alan ve süreçte işçilerin rolü gözardı edilmektedir. Literatür genelde ilişkilerin “şekline” odaklanmakta ve halen devam etmekte olan Türkiye’nin Avrupa yapıları ile entegrasyonunun sosyo-ekonomik içeriğini sorunsallaştıramamaktadır. Bu anlamda çalışma Gramsci’ci tarihsel materyalist analizlerin tartışmaya olan olası katkılarını inceler. Çalışmanın özgün yönü literatürde henüz Gramsci’ci tarihsel materyalist yaklaşımların Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerini açıklamaya yönelik olası katkılarını açıklayan bir çalışmanın yapılmamasından kaynaklanır.

Bütünleşme Kuramlarının Avrupa Birliği Genişlemesine Bakışı


Yazar: Hüseyin Kutay AYTUĞ

Dergi Adı: Yönetim ve Ekonomi

Yıl: 2008

Sayı:15

Cilt:1

Özet: Roma Antlaşması’ndan beri Avrupa Birliği’nin gündeminde olan genişleme olgusu, Birliğin en önemli politik araçlarından biridir. Tarihsel süreç içinde, her biri dikkatlice tasarlanmış, müzakere edilmiş ve yürütülmüş olan genişlemeler, Avrupa bütünleşmesini açıklamaya çalışan kuram ve yaklaşımlarca da incelenmiştir. Birlik, bir yandan genişlerken, diğer yandan da derinleşmeye çalışmaktadır. Bu süreci açıklamaya çalışan kuram ve yaklaşımlar Birliğin evrimiyle birlikte gelişmiş ve çeşitlenmiştir. Söz konusu kuramlar bazen birbirleriyle rekabet eder gibi görülseler de aslında birbirlerini tamamlamakta ve kısmen örtüşmektedirler. Bu çalışmanın amacı, Avrupa bütünleşmesini farklı açılardan değerlendiren kuram ve yaklaşımlardan; federalizm, yeni işlevselcilik, liberal hükümetlerarasıcılık, çok düzeyli yönetişim, yeni kurumsalcılık ve sosyal inşacılığın genişlemeye bakışlarını birlikte değerlendirmek; Orta ve Doğu Avrupa genişlemesini, değişik kuramların penceresinden bütüncül bir şekilde ortaya koymaktır.

AVRUPA BİRLİĞİ TÜRKİYE İLİŞKİLERİNDE KIBRIS SORUNU


Yazar: Nesrin DEMİR

Dergi Adı: Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi

Yıl: 2005

Sayı: 15

Cilt: 1

Page: 347-367

Özet: Kıbrıs, Türkiye için jeopolitik önemi olan, tarihi çok eski olan bir adadır. Kıbrıs’a taraf olan devletlerden biri olan Yunanistan’ın Kıbrıs’ı topraklarına katmak istemesi olan ENOSİS ile Kıbrıs sorunu başlamış ve bu mesele Türkiye ile Yunanistan arasında ciddiyetini koruyarak bu güne kadar gelmiştir. GKRY’nin AB’ye tam üyelik başvurusuyla birlikte sorun daha karmaşık bir hale gelmiştir. Sorunun çözülebilmesi için AB’nin olaya müdahale etmemesi ve GKRY’nin adada bağımsız ve eşit iki toplumun varlığını kabul etmesi gerekmektedir. KKTC eskiden olduğu gibi bugünde aynı kararlılıkta mücadelesine devam etmektedir.

AVRUPA BİRLİĞİ EĞİTİM POLİTİKALARI VE TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ’NE ETKİLERİ


Yazar: Mustafa SAĞLAM, Fatma ÖZÜDOĞRU, Funda ÇIRAY

Dergi Adı: Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Dergisi

Yıl: 2011

Sayı: 9

Cilt: 1

Page: 87-109

Özet: Avrupa Birliği (AB), yirmi yedi Avrupa ülkesinden oluşan, üye ülkelerin sorunlarını ortak olarak çözdükleri ve kaynakları ile bilgi ve teknolojilerini birlikte değerlendirebildikleri, gelişen, bölgesel bir bütünleşmedir. Böyle bir birliğin içerisinde yer almaya çalışan Türkiye bu süreçte AB’nin gerektirdiği düzenlemeleri yerine getirerek AB ile ilişkilerini sürdürmektedir. AB’ye uyum sürecinde Türk Eğitim Sistemi’nde de birtakım iyileştirme ve geliştirme çalışmaları yapılmaktadır. Eğitim kalitesinin istenilen düzeye ulaştırabilmesi için Türk Eğitim Sistemi’nde AB’nin eğitim politikaları takip edilmektedir. Bu çalışmada AB’nin oluşum süreci, Türkiye’nin AB’ye üyelik süreci açıklanarak, AB’nin uyguladığı eğitim politikalarının incelenmesi ve belirtilen politikaların Türk Eğitim Sistemi’ne etkilerinin ortaya konulması amaçlanmıştır.

AVRUPA TOPLUMLARINDA ÇOKKÜLTÜRCÜLÜK: Sosyolojik Bir Yaklaşım


Yazar: Kadir CANATAN

Dergi Adı: Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi

Yıl: 2009

Sayı: 6

Cilt: 2

Özet: Bu makale, Avrupa Sosyal Araştırması’nın verileri temelinde Avrupa toplumlarının ne kadar çokkültürcü bir tutuma sahip olduklarını sosyolojik bir analize tabi tutmaktadır. Çokkültürcülük kavramı, toplumdaki farklı çeşitlilik biçimleri karşısında olumlu bir tutumu ifade etmektedir. Avrupa toplumları, göç ve göçmenlikten kaynaklanan yeni çokkültürlülük olgusu karşısında son yıllarda daha olumsuz bir yaklaşım sergilemeye başlamıştır. Makale, bu olumsuz yaklaşımın hangi çeşitlilik biçimlerini kapsadıını ve buna etki eden faktörleri ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır.

AVRUPA BİRLİĞİ YOLUNDA BİLİM VE TEKNOLOJİ BAĞLAMINDA TÜRKİYE’NİN AB-27 ÜLKELERİ KARŞISINDAKİ MEVCUT DURUMU


Yazar: Selahattin KAYNAK

Dergi Adı: Bilgi Ekonomisi ve Yönetimi Dergisi

Yıl: 2011

Sayı: 6

Cilt: 2

Özet: Bu çalışmanın amacı Türkiye’nin bilim ve teknoloji açısından AB-27 üye ülkeleri içinde konumunu belirlemektir. Çalışmada eurostat veri tabanında yer alan bilim, teknoloji ve inovasyon istatistikleri kullanılmıştır. Bu amaç doğrultusunda Ar–Ge, bilgi yoğun ileri teknolojiler, patent ve bilgi teknolojilerinde insan kaynakları ana değişkenleri kapsamında 9 alt değişken kullanılmıştır. Yapılan karşılaştırma neticesinde Ar - Ge harcamaları, Ar - Ge de çalışan toplam araştırmacılar, ileri teknoloji ürünlerin ihracı, Avrupa Patent Ofisi’ne (EPO) patent başvuruları, ileri teknoloji patentleri, Birleşik Devletler Ticari Markalar Ofisi (USPTO) tarafında kabul edilen patentler, bilim ve teknolojide insan kaynakları, bilim ve teknoloji alanındaki doktora öğrencileri değişkenleri açısından AB-27 üye ülkeleri Türkiye’den daha iyi bir performans sergilerken, Türkiye kadın araştırmacı oranı açısından AB-27 üye ülkelerinden daha iyi bir performans sergilediği görülmüştür.